Ne ki bu iklim değişikliği?

İklim değişikliği (ya da küresel ısınma) gezegenimizin ısınmasına verdiğimiz isimdir.

Bilim insanlarının hesaplamalarına göre sanayi devriminden bu yana, insan faaliyetleri sonucu Yerküre 1 derece ısınmıştır. Kulağa çok fazla gelmese de bizler ve vahşi tabiat için bunun anlamı büyüktür.

Isınma maalesef havanın güzelleşeceği anlamına gelmez – keşke gelse! Isınan iklim aslında bizim hava durumumuzun daha olağandışı ve tahmin edilemez olacağı anlamına gelir.

Sıcaklık arttıkça, bazı yerler daha nemli hale gelecek ve çoğu hayvan (ve insan) değişen iklime uyum sağlayamayacaklarını anlayacak.

Küresel ısınmaya ne neden olur?

1. Fosil yakıt enerjisi

Son 150 senedir, sanayileşmiş ülkeler yüksek miktarda petrol ve doğalgaz fosil yakıt yakıyor. Atmosfere salınan gazlar görünmez bir “battaniye” gibi davranıp güneş ısısını Yerküreyi ısıtmak için tuzak kurar. Buna “sera etkisi” denir. 

2.Çiftçilik

İnanılır gibi olmasa da ineklerin yeme alışkanlıkları küresel ısınmaya yol açıyor. Tıpkı bizim gibi, inekler yediklerinde sindirim sistemlerinde metan – bir türlü sera gazı– oluşur ve bir geğirik olarak dışarıya çıkar! Komik gelse de dünyada 1,5 milyar ineğin o kadar gazı atmosfere saldığını düşünürsek nasıl büyük bir etkisi olduğunu anlarız.

3.Ormansızlaşma

Ormanlar büyük bir miktarda karbon dioksit içine çekiyor ve oksijen sağlıyor. Amazon yağmur ormanı o kadar büyük ve verimlidir ki gezegenimizin kliması olarak çalışır ve iklim değişikliğini yavaşlatır. Maalesef, birçok yağmur ormanını odun, palmiye yağı elde etmek, yol çekmek, çiftlik alanı yaratmak ve baraj dikmek için mahvediyoruz.

İklim değişikliği gezegenimizi nasıl etkileyecektir?

Yerküre var olduğu milyarca yıllar içinde birçok tropik iklim ve buz devrinden geçti. Peki şimdi farklı olan nedir? Farklı olan, son 150 sene içinde insan faaliyetlerinin sonucunda birçok zararlı gazin Yerkürenin atmosferine salmamızdır. Araştırmalara göre bu seneler içinde dünyadaki ısı daha hızlı artmaya başlamıştır.

Daha sıcak bir iklim gezegenimiz birkaç şekilde etkileyebilir:

  • Daha çok yağmur
  • Değişken mevsim
  • Eriyen deniz buzları
  • Yükselen deniz seviyesi

İklim değişikliği vahşi tabiatı nasıl etkileyecektir?

İklim değişikliği halihazırda tüm dünyada vahşi yaşamı etkiliyor, ancak bazı türler diğerlerinden daha fazla acı çekiyor. Yükselen sıcaklıklarda doğal yaşam alanları buzlu olan ve eriyen kutup hayvanları özellikle risk altındadır. Aslında uzmanlar, Arktik deniz buzunun şok edici bir oranda- on yılda%9’un eridiğine inanıyor. Kutup ayılarının avlanabilmeleri, yavrularını büyütebilmeleri ve uzun süre yüzdükten sonra dinlenebilecekleri yerler olarak deniz buzuna ihtiyaçları vardır. Halkalı foklar gibi bazı fok türleri, yavrularını büyütmek, beslemek ve çiftleşmek için karda ve buzda mağaralar yapar.

Başı belada olan sadece kutup hayvanları değil. Endonezya’nın yağmur ormanlarında yaşayan orangutanlar gibi maymunlar, habitatları azaldığından ve daha fazla kuraklık daha fazla orman yangınına neden olduğundan tehdit altındadır.

Buna ek olarak, deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bırakmak için kumsallara ihtiyacı vardır ve kumsalların çoğu yükselen deniz seviyesinden dolayı tehdit altındadır. Yuvaların sıcaklığının yumurtaların erkek mi dişi mi olduğunu belirlediğini biliyor muydunuz? Ne yazık ki, sıcaklıkların artmasıyla birlikte, erkeklerden çok daha fazla dişinin doğması gelecekteki kaplumbağa popülasyonlarını tehdit ettiği anlamına gelebilir.

İnsanlar iklim değişikliğinden nasıl etkilenecek?

İklim değişikliği sadece hayvanların sorunu değil, tabi ki insanlar üzerinde de büyük bir etkiye sahip. En çok etkilenenler ise, her gün yediğimiz yiyecekleri yetiştiren insanlar. Tarım toplulukları, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, daha yüksek sıcaklıklar, artan yağmurlar, seller ve kuraklıklarla karşı karşıyadır.

Biz insanlar iyi bir fincan çaya bayılırız (Türkiye’de her gün yaklaşık 245 milyon tüketiliyor!). Ancak muhtemelen çayımızı yetiştirmek için ne kadar emek harcandığını bilmiyoruz. Çevresel koşullar lezzet ve kaliteyi etkileyebilir, ayrıca çay büyümesi için çok özel bir yağışa ihtiyaç duyar. Kenya’da iklim değişikliği yağış modellerini gittikçe daha az tahmin edilebilir hale getiriyor. Çoğunlukla kuraklık ve ardından büyük miktarda yağan yağmur çay yetiştirmeyi çok zorlaştırıyor.

Bundan dolayı çiftçiler, daha sonra bunun onların topraklarına zarar vereceklerini bilseler de daha fazla para kazanmak ve mahsullerini daha kaliteli yapmak için ucuz kimyasallar kullanmaya başvurabilirler.

Her küçük eylem iyiye doğru bir fark yaratabilir. İklim değişikliğini önlemeye bizler nasıl yardımcı olabiliriz?

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.